KUTU İÇECEKLER...

GELEN TEHLİKELER

Besin Güvenliği ve Besinler Aracılığıyla Ortaya Çıkan Hastalıklar

Besin güvenliği toplum sağlığını açısından gittikçe daha önemli hale gelmeye başladı. Tüm dünyadaki hükümetler besin güvenliğini arttırmak için çalışmalarını arttırmış durumda. Bu çalışmalar dünyada artan besin güvenliği problemlerine ve tüketici endişelerine karşı bir cevap niteliğinde.

Besinler Aracılığıyla Ortaya Çıkan Hastalıkların Tanımı: Besinler aracılığıyla oluşan hastalıklar genellikle enfeksiyonlu veya zehirli olarak tanımlanabilir. Bu hastalıkların vücuda girişi besinlerin tüketilmesi yoluyla olur. Tüm insanlar bu hastalıklara yakalanma riski taşımaktadırlar.

Besinler Aracılığıyla Ortaya Çıkan Hastalıkların Boyutu: Besinlerden doğan hastalıklar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gittikçe yaygınlaşmakta ve kamu sağlığı için önemli bir endişe teşkil etmektedir.

Besinler Aracılığıyla Ortaya Çıkan Hastalıkların Temeli Mikroorganizmalardır

Diğer Gıda Güvenliği Problemleri: Bazı Önemli Örnekler

Mycotoksin, deniz biotoksinleri, cyanogenic glycosides gibi doğal olarak ortaya çıkan bazı zehirler mantarlardan yayılıp ciddi zehirlenmelere yol açabilir. Mycotoksinler bir çok besinde zararsız miktarda yer alırken uzun vadeli etkileri genellikle anlaşılmamıştır.
Deli dana gibi alışılmadık bazı hastalıkların da insanlarda Creutzfeldt-Jakob (vCJD) hastalığıyla ortaya çıkabildiği gözlenmiştir. Beyin dokusu içeren bazı besinlerin tüketilmesiyle bu hastalıklar insana da geçebilir.
İnatçı organik kirleticiler diye tanımlanan maddeler de çevrede ve insan vücudunda bulunur. En bilinen örnekleri olarak Dioksinler gösterilebilir. Dioksinler endüstriyel işlemlerden sonra kalan artıklardır. Bunlara maruz kalmanın insan sağlığına olumsuz etkileri vardır.
Cıva ve kurşun gibi metaller bebeklerin ve çocukların sinir sisteminde hasar bırakabilir. Kadmiyuma maruz kalmaksa özellikle yaşlılarda böbreklere ciddi zarar verebilir. Hava, su ve toprak kirliliği yoluyla bunlar besinlerimize bulaşabilir.

Besinlerden Doğan Hastalıkların Maddi Zararı

Besin zehirlenmeleri toplumlara ve sağlık sistemlerine ağır sosyoekonomik yük getirmektedir. ABD’de sadece önemli patojenlerin getirdiği yük yıllık 35 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. 1991’de koleranın yeniden yükselişi Peru’da deniz ürünleri ihracatında 500 milyon dolarlık kayıp yaratmıştır.

Besin Güvenliğinde Zorluklar ve Gelişmeler

Biyoteknoloji yoluyla üretilen besinlerin güvenliği önemli bir meseledir. İnsan sağlığıyla ilgili kararların bilimsel temeli oluşturulurken bu besinlerle ilgili alınacak kararlar uluslararası olarak geliştirilmeli ve alınmalıdır. Değerlendirme olumlu ve olumsuz potansiyel sağlık etkilerini kapsamalıdır. Örneğin bunlara örnek olarak alerjenlerin yiyeceklerden çıkarılması, temel besin değerinin arttırılması olumlu, bazı GDO’ların anti-mikrobiyel yanları olumsuz olarak değerlendirilebilir. Biyoteknoloji yoluyla ortaya çıkan besinlerin potansiyel risk ve faydaları geçmişte fazla dikkat çekmemiştir. Bu nedenle besin güvenliği için gerekli ulusal ve uluslar arası değerlendirmeler yapılamamıştır
Eğer gerektiği şekilde denetlenip değerlendirilmezse beslenmeleri dahil hayvan yetiştirmedeki değişikliklerin besin güvenliğine önemli ölçüde etkisi olabilir. Örneğin ölü hayvan kemiklerinin hayvanlara verilen besinlere katılması BSE hastalığının kaynağı olabilir.
Büyümelerini arttırmak için düşük seviyede de olsa hayvanlara antibiotik verilmesi patojenlerin direnç kazanmalarına ve insana geçtiklerinde ölümcül olmalarına sebep olabilir.
Modern tarım teknikleri uygun fiyatta ve daha kaliteli besinlere ulaşımı kolaylaştırarak besin güvenliğini arttırmaktadır. Fakat besin zincirinde gerekli kontroller mutlaka yapılmalıdır. Piyasaya sürülmeden önce inceleme, onay ve sürekli denetim süreçleri besinlere eklenen katkı maddelerinin, hayvan ilaçlarının ve zirai ilaçların güvenliği için çok önemlidir.
Diğer sıkıntı yaratabilen zorluklarsa besin ticaretinin küreselleşmesi, şehirleşme, yaşam tarzındaki değişim, çevre kirliliği ve insanların yüzünden oluşan doğal felaketlerdir. Besin zinciri gittikçe daha karmaşık bir hal alarak patojenlerin gelişimine uygun bir ortam sağlamaktadır. Öncelikle küçük bir toplulukta görülen bir hastalık bir süre sonra küresel bir fenomene dönüşebilmektedir.

DSÖ’nde Besin Güvenliğiyle İlgili Gelecek Yönelimler

Bu alandaki diğer aktörlerle ortaklıklarla DSÖ besin güvenliğini desteklemeye sürdürmektedir. Bu politikalar bütün besin zincirini kaplarken farklı tipteki uzmanlıkların kullanımını gerektirmektedir.
DSÖ’nün besin güvenliği bölümünün ve diğer ilgili bölümlerin çalışmaları besin güvenliği sistemlerinin iyileştirilmesi, iyi üretim tekniklerinin desteklenmesi, satıcı ve tüketicilerin eğitilmesi gibi konuları içermektedir. Bunların arasında tüketici ve üreticilerin eğitimi en yüksek seviyede önem verilendir.


Metal kutular göründükleri kadar temiz değiller, mikroplar görünmez mikro canlılardır. Virüsler ve bakteriler su ile temizlenmezler... Özellikle büyük şehirlerde su kirliliği varken kutuların yıkanması çözüm olamaz! Bizim ve çocuklarımızın sağlığı tehlikede! kampanyayı destekliyorum...